Etiketler

, , , , , , ,

offBu Anna Sayce’in “Aşırı Empati Hayatını Mı Karartıyor?” makale serisinin ikinci kısmı.
İlk makale, bir önceki yayınımdı.
İyi okumalar. :)
*******
 
Lütfen bu makalenin sırayla okunması gerektiğinin farkında olun, bu makalede “aşırı çalışan empati” derken ne demek istediğimi anlamak için ilk makaleyi okumanız iyi olabilir.
 
Böylece, empati armağanına sahip olup da kapatmayı bilmeyen bir insan mısınız bunu öğrenebilirsiniz – empat değilseniz zaten, bu makale ilginizi çekmeyecektir muhtemelen.-
 
Aşırı çalışan empatinin üstesinden gelmek için üç adım var: 
  1. Kendinde merkezlenmek – bir enerji yönetim aracı olarak, empatini istediğin zaman kapatmayı öğrenmek için, genel olarak kendi merkezinde kalman için kendini geliştirmek.
  2. Empatini tetikleyen şeylere karşı farkındalığını yükseltmek – Empatini tetikleyen dış etmenleri anlamak – yani, hangi durumlar ve insanların empatini o anda tetiklediğini anlamak.
  3. Bilinçsiz empatiden, bilinçli seçeneğe geçmek – Empatini neden kapatamadığını anlamak; seni sınırlayan inançlarını ve bilinçsiz tercihlerini aşmak ve de enerjinin yönetimi için yeni niyetler etmek.

İlk Adım: Düzenli olarak kendini merkezlemek

Aşırı empatini kapatma hususunda bu en önemli kısımdır. Bu makalenin hepsini okuyabilirsiniz ama eğer gerçek anlamda kendinizi merkezleme konusunda pratik yapmazsanız empatiniz üzerinde hiçbir kontrol sahibi olmazsınız.

Merkezlemek nedir ve empatiyi kontrol etmede neden önemlidir?

Empatin aktif olduğunda, enerji alanında açılmalar olduğunu, bu yüzden de enerjinin senden çevrene yayıldığını ve dış enerjilerin enerji alanına girdiğini zaten biliyoruz.

Merkezlemek demek, bu enerji açılmalarını kapatmak ve enerjini kendine geri getirmek demektir. Esasen, odak ve farkındalığı kullanarak “an”da olmaktır. Bu, kendinin ve hislerinin derinlemesine farkına vardığın bir haldir; etrafında olan bitenden çok içinde olan biten sesli olur.

Merkezinde olduğunda, etrafındaki insanların duyguları yüzünden enerjetik olarak dikkatinin dağıtılması daha zordur.

Kendini nasıl merkezlersin?

Bütün enerji yönetimi egzersizlerindeki prensip aynıdır – niyet. Kendini niyetinin gücüyle merkezlersin.

Bunu bir düşünelim. Çakralarını imgeleme yoluyla açıp, kapatabileceğini biliyor muydun? Enerji alanın niyetlerine ve düşüncelerine cevap verir.

Komutu verirsin, enerjin karşılık verir.

Çoğumuz bunu bilinçsizce yapıyoruz. Enerjini boşaltan negatif bir şey düşünüyorsun ve enerji alanını büzmüş oluyorsun. Yalan söylersen, enerji alanın büzülür. Diğer taraftan, güçlendirici, teselli edici bir şey söylersen enerjin rahatlar ve genişler. Enerjin yaptığın, düşündüğün ve söylediğin her şeye tepki verir.

Bu teorik olarak bildiğin bir şey olabilir, ama deneyimlediğinde muhtemelen büyük fark görürsün. Enerjini kontrol et demesi, yapmaktan kolaydır. Enerjimizin gideceği yeri kontrol edebilen üstadlar olsaydık, muhtemelen asla negatif düşünmezdik.

Empatlar için merkezleme tekniklerinin kullanışlı olduğu nokta da budur. Bilhassa, sana merkezlenmiş olmanın nasıl hissettirdiğini hatırlatır ve etrafındaki şeylerin içine çekildiğini hissettiğin an merkezlenmeyi hatırlar ve o ana merkezlenerek empatini kontrol altına alırsın.

Devamlı yapılan iyi bir merkezleme meditasyonunun bileşenleri şunlar:

  1. Zihnini sustur: Başlarda nefesini 1-2 dakika gözlemleyerek.
  2. Topraklan: Ben bunu kök çakramdan enerjinin yeryüzüne aktığını, Dünya’nın merkezinde dolanıp sonra aynı şekilde bana geri döndüğünü imgeleyerek yapıyorum.
  3. Sonra, enerjimi tekrar kendime çağırıyorum. Bu bir tür enerji çağırma. (Ç.N. ruh çağırmaya gönderme yapıyor) Düşünce enerjisi insanlara, sevdiklerimize, korkularımıza ve anılarımıza kadar uzanabilir. Ben birkaç dakika, tüm düşünce enerjisinin bana gelmesini bekliyorum.
  4. Sonra, bilinçli olarak enerji alanımdaki bütün “açılmaları” kapatıyorum. Bunu kalp çakrasında yanan beyaz bir ışığı imgeleyerek yapıyorum, bu (bir nevi eller şeklinde) uzanıp açılmaları kapatıyor, bu sırada kapının kapanma sesini duyuyorum.
  5. Ardından, enerjimin içimde oluşunu deneyimlemeye bırakıyorum kendimi. Birkaç dakika boyunca anda olmayı, kendinin farkında olmayı ve sessizliği deneyimliyorum. Bu şekilde istediğim kadar durabiliyorum.
  6. Enerji alanımın kendi kendine açılmış olduğunu hissettiğimde, sadece kalp çakrasındaki ışığın uzanıp “açılmaları” kapatmasına izin vererek bu durumu tekrar yaratabileceğimi kendime tasdikliyorum. (sosyal etkileşimlerde, halka açık yerlerde. – mesela, büyük bir şehrin sokaklarında yürüyorsam ve topladığım enerjiler ile boğulmaya başladıysam.)

Yukarıda üzerinde durulmuş olan merkezleme egzersizini ne kadar çok yaparsan hayatında bir o kadar enerjinin gittiği yeri kontrol edersin.

İstersen, kendini merkezlemeden önce, eski enerjiyi serbest bırakabilirsin. Empatların enerji alanları başka insanların şeyleri ile doludur. Bunlardan kurtulmak için şu sırayı takip edebilirsin:

  • Gözlerini kapat
  • “Tanrım” de ya da istersen “Başmelek Mikail” de, yüksek sesle.
  • Sonra da: “Şu anda enerji alanımda bana ait olmayan bütün enerjileri yok etmek adına Tanrı’nın/Kaynağın gücünü çağırıyorum.” de.

Merkezleme pratiğini yapıyorsan artık empati gerçekleştiğinde onu kontrol altında tutabileceksin. Ancak, empatini tetikleyen şeyler hakkında da yüksek farkındalık kazanmalısın, bu empatiyi kontrol etmede ikinci kilit noktadır.

İkinci Adım: Farkındalığı Yükseltmek

Çoğu empat, empati süreci hakkında çok az farkındalığa sahip ve bu empatların empatiyi kapatmayı öğrenememelerinin en büyük sebeplerinden biri.

Başkalarının enerjilerini empatik olarak topladığında neler oduğunu tekrar hatırlayalım.

1- Empatin birisi tarafından uyarılıyor.

2- Enerji alanın açılıyor ve karşıdakinin deneyimine anlık bir bakış atıyor, iyi ihtimalle bu onunla ilişkine yardımcı oluyor.

3- Enerji alanın sınırlarını kapalı tutmalı ki kendine gelsin, ama gelmiyor – açık kalıyor ve genellikle bundan haberin olmuyor – (deneyimsiz empatlarda)

Deneyimsiz bir empatsan, empatini kapatman için ihtiyacın olan şey – ne olup bittiğinin farkında olmalısın. Yani, sadece bu yazıyı okuyarak erişemeyeceğin yüksek bir farkındalık. Pratik yapman şart.

İlk olarak empatini tetikleyen şeylerin farkına varmalısın.

Benimkiler: acı duyan/sıkıntılı insanlar, televizyonda şiddet, benimle hemfikir olmayan insanlar, bana bir sebepten ihtiyaç duyan insanlar… Seninkiler ne? Seni sevdiklerin mi tetikliyor sadece yoksa başkalarında da oluyor mu?

O zaman, empati sürecini gözlemlemen lazım. Bir dahaki sefere, bir durum olduğunda karşındaki insana ne kadar kendini kaptırdığına dikkat et – bu duygusal bir konuda danışma veya sadece sorunlarını dinlemek olabilir; sosyal bir ortamda birisiyle etkileşime geçmek olabilir; sokakta yürürken çevrendekileri gözlemlemek olabilir. Bir Empat için, başkalarının üzerine düşmek bir alışkanlık olduğundan, bunu ne kadar yaptığının farkında bile olmayabilirsin. Birine ve onun enerjisine fazla odaklandığını fark ettiğin an, enerjini kendine geri çekmen en iyisi olur. Bunu en basitinden, kendini çimdikleyerek yapabilirsin, o an hissettiğin şeye dikkatini çekerek ya da sevdiğin bir şeye dikkatini çekerek – “bu rengi sevdim” ya da “bu sandalye ne rahatmış böyle” gibisinden. Bu adımları alışkanlık haline getirmek, sıcağı sıcağına empatini kontrol altına almanda gerçekten yardımcı olabilir.

Ayrıca, bilinçli olarak enerjinin sana döndüğüne ve sınırlarının o an kapatıldığına niyet edebilirsin. Kendine zaman ayır ve kendi içinde nasıl hissettiğinin, içsel benliğinin farkına var. Eğer o an uygunsan, enerji alanındaki “açılmaların” kapandığını da imgele. Yararı dokunursa, kapının kapanış sesini de hayal edebilirsin. Yoksa, sadece bunun olduğunu kendi kendine teyit et.

Üçüncü Adım: Bilinçsiz empatiden, bilinçli yapılan empatiye geçiş

Kendini merkezleme ve empatini kapatma üzerine çalışıyor olup pek işe yaramadığını gördüysen o zaman enerjin üzerinde kontrolü elde etmene neyin engel olduğuna bakman gerek.

Bazen, empatiyi tamamen kapatmazsın çünkü bir parçan bunun olmasını istemez.

Empatimi kontrol etme konusunda motivasyonum olmadığında, bir parçam genelde şuna inanıyor olurdu:

“Bir şifacı/arkadaş/sevgili/evlat/abla olarak aşırı çalışan empati herkese daha iyi davranmamı sağlıyor. Başkalarının ihtiyaçlarını onlar söylemeden sezmemi sağlıyor. Başkalarına yardım etmemde beni motive ediyor. Aslında, kapatmak tam bir bencillik olurdu!”

Empatimi kapattığımda kendimi suçlu hissederdim. Sanki kendimi başkalarından koparıyormuşum gibi. Tanıdık geldi mi?

Geldiyse ve bu enerjin üzerinde tam manasıyla kontrol sahibi olmanı engelliyorsa, içteki korkuları aşabilmek için buradaki bazı fikir ve bakış açıları faydalı olabilir:

  • Aşırı empati, kendini kurban etmek gibi bir davranış. Sana ait olmayan negatif enerjiyle dolmak zevkli bir şey mi? Hayır! Negatifse ve sana faydası yoksa, bu başkasına da fayda sağlamaz. Bu tam manasıyla korkuyu yaymak olur, sevgiyi değil. İki tarafın da kazandığı bir durum aramak varken, kaybeden bir tarafın olduğu bir durum bu. Kendini kurban etmek, bütünün en yüksek hayrına asla uymayan bir şey.
  • Empati uzun vadeli “sürekli açık” olmak üzere dizayn edilmiş bir şey değildir. Ben bunun farkına Byron Katie’nin “A Thousand Names for Joy” kitabındaki bir cümleye takıldığımda anladım. Orada şöyle diyordu: “Bedenlerin ayrı olmasında hoşuma giden şey, sen acı çekiyorken benim acı çekmiyor olmam.” (ve de tam tersi). Fiziksel seviyede ayrılık bize belli açılardan fayda getiriyor/hizmet ediyor. Evet, empati bir başkasının dünyasına bakış atmamız için çok iyi bir şey ama onlarla acı dolu dünyalarında kalırsak berbat bir şey! Neden mi? Çünkü o zaman biz hem kendimize hem başkalarına yararsız bir duruma geliyoruz! Sen de o kişiyle aynı negatif durumun içindeyken, nasıl o kişiyi o durumdan çıkartabilirsin veya moralini yükseltebilirsin ki? Olmaz öyle şey. İşte o yüzden, aşırı çalışan empati sana hizmet etmez. İçine girdiğin durumdan kendini çıkartıp silkelemen lazım ki, doğal olarak dünyaya iyi enerjileri taşıyabilesin. Başkalarını böyle iyileştirebilir ve böyle yükseltebilirsin.
  • Aşırı empati aynı zamanda ilişki bağımlılığıyla da bağlantılıdır. Eğer başkasının acısını hissediyorsan, bu senin acına dönüştüğü için onların sorumluluklarını da üstlenmeye çalışıyor olabilirsin. Onları durumun dışarısına itip, sana ait olmayan duruma aşırı bağlılık ya da duygusal bir durum geliştirebilirsin. Böyle bir durumda sınırlar bulanık olduğu için fazlaca karmaşıklık olabilir, hele duruma iki empat dahil olduysa ikisi de birbirlerinin sorumluğunu üstlenmeye çalışır.

Umarım bu ipuçlarını faydalı bulmuşsundur.

Eğer empatiyle alakalı paylaşmak istediğin deneyimlerin varsa lütfen yorum bırak.

Yazar: Anna Sayce Çevirmen: Empat Hayat
Kaynak: psychicbutsane.com/empathy
 
Telif Hakkı © 2014 Empat Hayat. Tüm Hakları Saklıdır. Bu materyalin tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://empathayat.wordpress.com) ile beraber kopyalanmasına ve dağıtılmasına izin verilmiştir.
 
*******
Reklamlar